Kabızlık

Kabızlık çocuk hastalıkları uzmanına başvuruların %3-5 kadarını, çocuk gastroenteroloji uzmanına başvuruların %20-25 kadarını oluşturmaktadır. Yani çocukluk döneminde sık karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Çocuğun 2 haftadan uzun süre dışkılamasında zorlanmanın olması veya dışkılamasında gecikmenin olması olarak karşımıza çıkar.

Kabızlık;

  • Son 2 ay içerisinde haftada üç veya daha az sayıda dışkı yapma

  • Haftada 1 veya daha fazla dışkı kaçırma

  • Tuvaleti tıkayacak şekilde kalın dışkı yapma

  • Ağrılı dışkılama, dışkı tutma davranışı

  • Karında muayene sırasında dışkıların ele gelişi

Bu yukarıda yazılı belirtilerin en az  ikisinin bir arada olması kabızlığı tanımlar. Kız çocuklarda daha sık görülmektedir.

Kabızlık  çoğu kez her hangi bir altta yatan bir sebebe bağlı olmadan görülebilmektedir. Ailesel yatkınlık vakaların yarısına yakınında bulunmaktadır. Kabızlık en sık 2 yaş civarında tuvalet terbiyesi verilirken kabızlık  karşımıza çıkar. Anne sütünden süt bazlı formüllere geçiş sırasında da kabızlık görülebilir.

Kabızlık sorgulanırken doğumdan sonra çocuğun ilk 24 saatte dışkı yapıp yapmadığı, kabızlık sorunun süresi, dışkının özelliği (  kıvamı, keçi pisliği şeklinde olup olmadığı, tuvaleti tıkayacak şekilde olup olmadığı, dışkı kaçırma olup olmadığı), beraberinde idrar kaçırma probleminin olup olmadığı araştırılmalıdır.

Aile iyi bir gözlemci ise kabız çocuklarının bir kenara saklanıp dışkı yapıyormuş gibi algılanmaya sebep olacak davranışlar içerisinde olduğunu doktoruna söyleyebilir

Bazen de altta yatan bir sebebe bağlı ortaya çıkabilmektedir;  Günlük süt miktarının fazla olması, inek sütü alerjisi,  posasız gıdaların fazlaca alınmış olması, bazen sıvı kaybı gibi beslenmeye bağlı nedenler olabildiği gibi bazen de hipotiroidi,  çölyak hastalığı ( buğday unundaki gluten isimli bir proteine karşı alerji), kistik fibrozis (ter bezlerinin ve dış salgı bezlerinin hastalığı), şeker hastalığı, kalsiyum yüksekliği, potasyum azlığı gibi metabolik sebepler olarak karşımıza çıkabilir. Kabızlığın sebebi olarak  nörolojik hastalıklar karşımıza çıkabilmektedir.

Ayrıca ilaç alım hikayesi örneğin; antiasit ilaç alımı, havale ilacı kullanımı ( fenobarbital),  tansiyon ilaçlarının alımı sorgulanmalıdır.

Yine hastanın makat bölgesinin muayenesi de önemlidir. Makat bölgesinde çatlak olması, anüsün yerleşim yeri, kalın bağırsağın sinirsel uyarı eksikliği gibi sebepleri ayıt etmemize yardımcı olabilir.

Bel bölgesinin anormalliğini muayene sırasında hekim gözlemleyebilir veya aile söyleyebilir.

Aşağıda yazılı bulgular hekimi ve aileyi altta yatan önemli bir problem olduğu konusunda uyarmalıdır

  • Beraberinde büyüme gelişme geriliği olması

  • Anal bölge sfinkterinde refleksin olmaması (makatın gevşek olması), makatın muayenede boş bulunması

  • Bacakların kuvvetinde azlık veya refleks azlığı

  • Omurga muayenesinde alt kısımlarında kıllanma çukurluk, omurga kavsinde bozukluklar

  • Karında şişlik olması  

Tanı; Hasta yakınlarından edinilecek bilgiler çoğu kez yeterlidir. Ancak organik bir sebep düşündürecek bulgular varsa;

Direk karın grafisi ; Bağırsaklarda dışkı birikimini göstermede ve omurgalara ait hastalıkların ortaya çıkartılmasında kullanılabilir.

Barsak temizliği yapılmadan baryumlu (ilaçlı ) kalın barsak grafisi çekilmesi, şüpheli durumlarda anorektal bölgenin monometrik incelenmesi doğumsal kalın bağırsağın sinirsel uyarı eksikliğini ortaya çıkarmada önemlidir. Bu hastalığı destekleyen bulgular var ise kalın bağırsağın son kısmından alınacak tam kat biyopsi ile sinir yumaklarının (gangliyonların) yokluğunun gösterilmesi ile tanı konulabilir.

Tedavi:  Tedaviye başlamadan önce aileye baştan tedavinin uzun süreceği sabırlı olmak gerektiği açık bir dille anlatılmalıdır.

Aileye ve çocuğa tuvalet eğitimi anlatılmalı ve eğitimin en az 6-12 ay süreceği belirtilmelidir. Tuvalet eğitiminin sabah kahvaltısı sonrası yerine getirilmesi gerektiği ve erişkin insanlarında bu şekilde yaptığı çocuğa uygun bir dille anlatılmalıdır.

Doktor, aile ve yakın çevresi ve öğretmeni ÇOCUĞUN kabızlığın üstesinden gelmesinde yardımcı olmalıdırlar.

Hepinize sağlıklı günler dilerim

Saygılarımla

Doç. Dr. FATİH ÜNAL