Ergenlik Döneminde Beslenme

Ergenlik çağının en önemli özellikleri, hızlı büyüme, fizyolojik, ruhsal ve sosyal yönden gelişme ve değişmedir. Bu gelişme ve değişmeler, gencin düşüncelerini, çalışma durumunu, davranış ve alışkanlıklarını olumsuz şekilde etkileyebilir. Önceden, bu çağdaki değişikliklere uygun biçimde hazırlanmış olan çocuklar ergenlik dönemine daha kolay uyum sağlarlar. Bu dönemin özellikleri, gencin beslenme düzenine ve alışkanlıklarına da yansır.

Ergenlik Çağında Gözlenen Başlıca Değişiklikler Şunlardır;

1. Vücut şeklinde cinsiyet hormonlarına bağlı değişiklikler görülür. Özellikle vücuttaki yağ dokusunda, kas ve kemik yapısında değişiklikler olur. Kız çocuklarda göğüs ve kalçalar belirginleşir. Erkeklerde ise kalçalar küçülür, vücut adaleli ve az yağlı bir görünüm alır.

2. Psikolojik değişiklikler nedeniyle çocuk aile ile bağımlılığını yitirebilir ve etrafını umursamaz bir davranışa girebilir. Bunun sonucu olarak çocuk ailesinden çok arkadaşlarına yönelir; onlarla birlikte olmak ister. Yemek zamanlarında, arkadaşları ile birlikte olmaktan hoşlanır.

Hızlı büyümeye ek olarak gencin sporla uğraşması enerji ve besin öğelerinde artışa neden olur. Çeşitli spor dallarının ne miktarda ek enerji gerektirdiği ve bunu karşılamak için diyetin özelliği konusunda gençlere yeterli bilginin verilmesi ve bilinçlendirilmeleri gerekir.

Bu dönemde yanlış uygulanan zayıflama diyetleri yetersiz ve dengesiz beslenme nedenidir. Genç kendisini filmlerde, gazete ve dergilerde gördüğü kişilere benzetme özlemi içinde onların öğütlerini uygulama hevesine kapılabilir. Bedensel hareketler arttırıldığı, yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edildiği sürece kasların gücü artar ve şişmanlık önlenir, kemik mineral yoğunluğu artar.

Genellikle kız çocuklarında 11 yaş, erkeklerde 13 yaş civarında büyüme hızlanmaya başlar. Boy ve ağırlık ölçülerinde önemli artışlar olur. Büyüme hızlı olduğu ve etkinlik arttığı için, ergenlik çağında toplam enerji ve besin öğeleri ihtiyacı, yaşamın hiçbir döneminde görülmeyecek derecede yüksektir.

Diğer yaş gruplarında olduğu gibi, bu çağda da günlük alınacak besin miktarları yaşla birlikte artar ve vücut ağırlığına, etkinlik derecesine göre değişir. Enerji ihtiyacına ve cinsiyete göre şeker, tatlı ve yağ ile tahıl grubu yiyeceklerin miktarında ayarlama yapılır. Kızların 11-12 yaşlarından sonra büyüme hızları ve özellikleri erkeklerinkinden ayrılık gösterir ve genellikle enerji ihtiyaçları daha azdır. Bu nedenle, enerji ihtiyacına göre, alınan yağ, şeker, tatlı ve tahıl miktarı yarıya yakın azaltılır.

Ergenlik çağında, cinsiyete bakılmaksızın, süt ve türevleri; et, yumurta, kuru baklagiller; sebze ve meyve grubundaki besinlerden tablo 1'de gösterilen miktarlarda alınmalıdır. Bunlardan, her gruptaki besinler ekonomik duruma göre birbirinin yerine değişimli olarak tüketilebilir. Et, yumurta az alınırsa, kuru baklagil artırılabilir; peynir yerine çökelek alınabilir; pahalı et-balık yerine ucuza satılan ve bozuk olmayan etler ve su ürünleri kullanılabilir. Varolan kaynaklar en iyi şekilde değerlendirilerek daha az harcamayla iyi beslenme yolları bulunabilir.

Ergenlik döneminde, kızlarda hızlı büyümenin yanı sıra aybaşı (adet görme) da başladığından günlük alınması gereken demir miktarı önemli artış gösterir. Bunun için günlük diyetin demir yönünden yeterli olması gerekir. Diyette, haftada bir ya da iki haftada bir kez karaciğer ve benzerlerinin bulundurulması, demir yönünden olduğu gibi protein, vitamin ve diğer minerallere ihtiyacın karşılanmasına önemli katkıda bulunur. Özellikle kızlarda, kansızlık yanında şişmanlık ve guatr belirtileri de sık görülür. Şişmanlığın enerji dengesizliği sonucu oluştuğu genç kıza iyice anlatılıp yanlış bilgilere göre uygulama yapması önlenmelidir. İyot yetersizliğine karşı korunmak için diyette deniz ürünlerine olabildiğince sık yer verilmelidir.

Ergenin Beslenme Özellikleri

Ergenlik çağı gençlerin yeterli ve dengeli beslenmeleri büyüme ve gelişme hızlandığı için daha da önemlidir. Beslenme gencin yaşına göre boy uzunluğu ve vücut ağırlığının saptanması ile değerlendirilir. Ayaküstü beslenme (fast food) veya abur-cubur beslenme alışkanlığı çocuk ve gençler arasında yaygın olarak görülmektedir. Aslında bu tip beslenme günümüzde insanın hızlı yaşam temposu nedeniyle oluşmuştur. Bu tür beslenme ile enerjinin %40-50'si yağdan gelmektedir. Bu yağın çoğunluğu doymuş yağlardan oluşmaktadır.

Diyetteki doymuş yağ miktarı ve serum kolesterol düzeyi ile kalp-damar hastalıkları arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Bu hastalıklar yetişkinlerde görülmesine karşın temelleri çocukluk çağında atılmaktadır. Genellikle ayaküstü beslenmede A ve C vitaminleri, kalsiyum, posa tüketimi yetersizdir, yağ ve tuz tüketimi ise yüksektir.

Yapılmaması Gerekenler

Bu yaş grubunun diğer bir yanlış alışkanlığı da öğün atlamadır. En çok atlanan öğün ise sabah kahvaltısıdır. Sabah kahvaltısı insanlar için önemli bir öğündür. Ergenlik çağında özellikle kızlarda yemek yeme ile ilgili bozukluklar olarak anoreksia nevroza ve buIimia nevroza görülmektedir. Genç kendi kendini kusturmakta, laksatif ve diüretik ilaçlar kullanmakta ve sağlığı bozulmaktadır. Genç, bir deri bir kemik görünümünü almaktadır ve bu durumlarda gencin psikiyatrik tedavi görmesi gerekmektedir. Sorunların nedenlerinin araştırılması gerekmektedir.

Ergenlik çağındaki gençlere beslenme, temizlik, bakım ve düzenli yaşamın dış görünüşü de iyileştirildiği benimsetilmelidir. Örneğin, cilt sağlığı ve güzelliğinde, iskelet ve dişlerin büyümesi ve sağlığında, normal ağırlığın korunmasında, kas gelişiminde, fiziksel ve zihinsel yönden güçlü olmada besin öğelerinin etkileri ve önemi konusu örneklerle anlatılmalıdır. Beslenme konusunda öğretilenlere uyulması temel amaç edinilmelidir.